• facebook logo
  • twitter logo
  • youtube logo
  • Anasayfa
  • Üyelik Formu
  • Dosyalar
  • İletişim
Bayındır Memur-Sen Logo Bayındır Memur-Sen Logo
  • KURUMSAL
    • Tarihçe
    • Yönetim Kurulu
    • Denetleme Kurulu
    • Disiplin Kurulu
    • Basında Biz
  • TEŞKİLAT
    • Temsilciliklerimiz
    • Kadınlar Komisyonu
    • Engelliler Komisyonu
  • MEVZUAT
    • 4688 Sayılı Sendikalar Kanunu
    • Yönetmelikler
      • Mali Yönetmelik
    • Anayasa
    • Tüzük
  • HUKUK
    • Toplu Sözleşmeler
      • 6.Dönem Toplu Sözleşme Kazanımları
      • 5.Dönem Toplu Sözleşme Kazanımları
      • 4.Dönem Toplu Sözleşme Kazanımları
      • 3.Dönem Toplu Sözleşme Kazanımları
      • 2.Dönem Toplu Sözleşme Kazanımları
      • 1.Dönem Toplu Sözleşme Kazanımları
    • KİK Kararları
      • Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
      • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
      • Karayolları Genel Müdürlüğü
      • Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı
      • GAP İdaresi Başkanlığı
      • İller Bankası A.Ş.
      • Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
    • Dava Muvafakatnamesi
    • Dava Talep Beyan Formu
    • Dava Talep Dilekçesi
    • Taahütname
    • Mahkeme Kararları
  • KAZANIMLAR
  • PROJE
    • MESYET
    • BAYINDIR AKADEMİ
  • ÜYELİK
  • İLETİŞİM

81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki

Memur-Sen Konfederasyonu, Çin ile BM İnsan Hakları Konseyi arasında gerçekleştirilecek olan, “Çin’deki insan hakları ihlalleri görüşmesi” öncesinde bugün 81 ilden Çin’in Müslüman Türk toplumuna yönelik zulümlerini protesto etti.

Basın açıklamasının Ankara ayağı ise Memur-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Genel Başkanımız Soner Can Tufanoğlu, Genel Başkan Yardımcılarımız Levent Tosun ve Gökhan Şimşek’in de katıldığı programa Memur-Sen Yönetim Kurulu üyeleri, çok sayıda davetli katıldı. Basın açıklamasını Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın yaptı.

81 ilde gerçekleştirilen basın toplantıları ve açıklamalarla, Çin’in insan hakları ihlallerine “Dur” dendi.  

Açıklamanın başladığı dakikalarda, Memur-Sen'in 81 il teşkilatı da sosyal medya üzerinden, "#DoğuTürkistandaZulmüGör" hashtag'iyle Çin'in zulmü protesto edildi.  

"Doğu Türkistan'da Zulmü Görme ve Bitirme Vakti"nin geldiği vurgulanan açıklamada, Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonu'nda Çin Hükümetiyle karşılıklı olarak Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantının düzenleneceği belirtilerek, "Biz insanlığın vicdan sesi olarak Doğu Türkistan’ın yanında Çinin ve zulmünün karşısındayız. Bizler, insanlık ailesinin onurlu fertleri ve özgürlük sesleri olarak; soykırıma sessiz kalmayacağız, Çin’e karşı ses vermekten geri durmayacağız" ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklaması metni: 

"Doğu Türkistan'da Zulmü Görme ve Bitirme Vakti 

Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlarım.Doğu Türkistan, 1949 yılından beri Çin  işgali altında… Ve o günden bu yana Doğu Türkistan’dan feryatlar hiç eksik olmadı…Fakat kulaklar sağır, gönüller körleşmiş modern dünyada. Ne Çin işkencesi görüldü, ne de zulüm altında yükselen feryatlar duyuldu. 

Değerli arkadaşlar,

Bugün Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonunda Çin Hükümetiyle karşılıklı olarak Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantı düzenlenecek. Bugünkü yapısına rağmen BM’nin, Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği jenosidi/soykırımı en azından dünya kamuoyuna duyurması bakımından önemsiyoruz.

Tabi buradan hemen şu uyarıyı da yapalım; Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı soykırımı, son zamanlarda gittikçe şiddetini artıran Amerika-Çin rekabetine politik meze yapmaya çalışanlara izin verilmemeli. Doğu Türkistan ve milyonlarca insan, iki emperyalist devletin çıkar kavgasında araç haline getirilmemeli. Biz bu noktada dünyanın bütün iyi insanlarına, insanlığa önemli vazifeler düştüğüne inanıyoruz. Eğer dünyanın iyi insanları bu konuyu sahiplenip, zulme karşı bir hat oluşturmazsa, Doğu Türkistan başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşayan mazlumlar iki zalimden birinin zulmüne maruz kalması kaçınılmazdır. Bu yüzden dünyanın bütün iyi insanları zulme karşı güçlü bir hat oluşturmalı, adalet ve özgürlük dünyamıza hakim kılınmak için sorumluluk almalı. Ve hep birlikte haykırmalı; İnsan onuru dokunulmaz, özgürlükler kısıtlanamaz. 

Evet… Çin, Doğu Türkistan’da bir soykırım gerçekleştiriyor. Bunu yaparken de kendince meşrulaştırıcı bazı politik argümanlar geliştiriyor. Zaten modern dünyada bütün katliamlar, zulümler bu kılıf altında, yani masum gibi görünen teoriler ve politik söylemlerle gerçekleştiriliyor. Çin hükümeti de, Doğu Türkistan’daki soykırımı, zulmü gizlemek için “Sosyo-ekonomik reformlar” söylemini kullanıyor. Bu söylemin altında neler gizli, gelin birlikte bakalım. Yükselen ejderha olarak gösterilen Çin, komünist parti oligarşisi altında tam bir kölecilik düzeni kurmuştur. Bu yüzden, insan hakları ihlalleri bütün ülke sathına yayılmıştır. 

Bugün Çin’in zenginlerinin kimliğine baktığınız zaman hep Çin Komünist Partisinin yöneticilerinin çocukları olduklarını görürsünüz. Bunlara küçük prensler denilmektedir. Çin rüyası pazarlanan budur. İşte, “sosyal-ekonomik reformlar” bu küçük azınlık için geliştirilmiş sömürü politikalarının kılıfıdır. Değerli dostlar, bu gerçek anlaşılmadan, Doğu Türkistan’da neler oluyor sorusunun cevabını tam olarak anlayamayız. Peki sosyal-ekonomik reformlar adı altında nasıl bir politika izleniyor? Yukarıda dediğimiz gibi Doğu Türkistan’da 1949 yılından bu yana yaşanan bir zulüm var. 

Bir noktada bu zulmün temelinde Doğu Türkistan’ı Müslüman Uygur Türklerinden arındırmak yatıyor. Bu politika işgalin ilk yıllarından bugüne kadar aralıksız uygulandı. Özellikle 1960’la 1990 arasında başkent Urumçi’nin güney doğusundaki Lop Nor çölünde yapılan atom denemeleri neticesinde onbinlerce Uygur Türkü radyoaktif maddeler yüzünden ölmüştür. Şimdilerde ise bizzat Çin Komünist Partisinin geliştirdiği politikalarla insanlar, ya ölüme sürükleniyorlar ya da yerlerinden yurtlarından ediliyorlar. Aslında herkesin bildiği bu politikaların birkaçını burada bir kere daha hatırlatmak istiyorum.  Çin fikri ıslahat adı altında bir milyondan fazla insanı hapishanelerde tutuyor.. Çin komünist yönetimi ‘Kardeş Aile’ projesi adı altında her Doğu Türkistanlının evine bir Çinli erkek yerleştirerek Uygurların aile birliğini dağıtıyor. Evlenmemiş 16-25 yaş arası Uygur kızları Çin’in iç bölgelerine sürüldü. İlk yıl 240 bin, ikinci yıl ise bir milyon Uygur kızı ailesinin elinden zorla alınarak fabrika ve tarlalarda işçi yapıldı.

2001’de bir uygulama başlattılar. Adı “Sincan Sınıfı”. Müslüman Uygur çocuklarını ailelerin elinden alarak, Çin’in iç bölgelerindeki yatılı okullara götürdüler. 2003 yılında Doğu Türkistan’daki bütün okullarda Uygurca yasaklandı. O tarihe kadar eğitimini Uygurca yapmışların diplomaları elinden alındı. Mühendis, doktor, profesör, öğretmen bütün akademik kadro bir günde “vasıfsız işçi” yapıldı. Çin’in Doğu Türkistan’da tek orijinal ürünü işkencedir, zulümdür. Bu yönüyle “Çin işkencesi” tabirinin bugünkü somut karşılığı Doğu Türkistan’da hergün değil her an yaşanıyor. Çin sadece yaşayanları öldürmüyor; doğacak olanların da hayata gelmesine engel oluyor. Nüfus planlaması altında anne karnındaki dokuz aylık bebeği sezeryanla alıp katleden Çin hükümeti, terör söylemleriyle oluturduğu sahnede İslam medeniyetinin kadim bölgelerinden biri olan Doğu Türkistan’ı insansızlaştırmaya ve müslümansızlaştırmaya hunharca devam ediyor. Kur’an okumanın, terör eğitimi, namaz kılmanın terör eylemi ve oruç tutmanın devlete başkaldırı olarak ilan edildiği Doğu Türkistan fotoğrafı Çin’in bu yüzyıla hediye ettiği utanç tablosudur. 

Değerli dostlar, Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz anlattıkları gerçekten tüyler ürpertici. Çin hükümeti, kendi politikalarını meşrulaştırmak için El-Kaide, DAİŞ söylemlerinin arkasına gizlense de mızrak artık çuvala sığmıyor. Buradan büyük MEMUR-SEN ailesi adına Çin hükümetine  seslenmek istiyorum. Doğu Türkistan İslam Medeniyetinin kadim bölgelerinden biridir. Hangi politikaları uygularsanız uygulayın, hangi söylemin arkasına gizlenirseniz gizlenin;  Doğu Türkistan’dan İlk Müslüman Türk Hakanı Satuk Buğra Han’ı, “Dîvânü Lugati’t-Türk” adlı eseri yazan ilk Türk dil bilgini Kaşgarlı Mahmud’u, “Kutadgu Bilig” adlı eserin sahibi şair, yazar ve devlet adamı Yusuf Has Hacip’i silemezsiniz. Biz insanlığın vicdan sesi olarak Doğu Türkistan’ın yanında Çinin ve zulmünün karşısındayız.

Bizler, insanlık ailesinin onurlu fertleri ve özgürlük sesleri olarak; soykırıma sessiz kalmayacağız, Çin’e karşı ses vermekten geri durmayacağız. Bizler, medeniyetimizin değerlerine yüklenen adil insanlar olarak Doğu Türkistan adaletle, kardeşlerimiz özgürle bulaşana kadar susmayacağız. Yaşasın Doğu Türkistan Kahrolsun Çin Zulmü! Ayağa kalksın insanlık Kurtulsun Doğu Türkistan! Biz inanıyoruz ki, insanlığın onur ve özgürlük savaşı karşısında ne Çin ne de Çin seddi dayanır." 

 

Eklenme Tarihi: 06 Kasım 2018 14:03

Haber Resimleri

81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
EN SON HABERLER
KİMSE BİZDEN MEMURU MEÇHULE BIRAKAN YOLU SEÇMEMİZİ BEKLEMESİN
KİMSE BİZDEN MEMURU MEÇHULE BIRAKAN YOLU SEÇMEMİZİ BEKLEMESİN
HAKEM KURULU, İADE-İ İTİBAR FIRSATINI İYİ DEĞERLENDİRMELİDİR!
HAKEM KURULU, İADE-İ İTİBAR FIRSATINI İYİ DEĞERLENDİRMELİDİR!
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na Başvurmadık!
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na Başvurmadık!
Yalçın: İnisiyatif Hükümettedir
Yalçın: İnisiyatif Hükümettedir
UYARIYORUZ!
UYARIYORUZ!
  • BAYINDIR MEMUR-SEN GENEL MERKEZİ

  • Zübeyde Hanım Mahallesi, Sebze Bahçeleri Cd. No:86 Kat:9, 06400 Altındağ/Ankara
  • 0312 230 61 18
  • 0312 230 61 19
  • memursen@gmail.com
  • facebook logo twitter logo youtube logo
  • play store icon hemen indir apple store icon hemen indir
  • Güncel Haberler | Şubelerden Haberler | Duyurular | Sitemap

KURUMLARIMIZ

  • Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı
  • Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü
  • Karayolları Genel Müdürlüğü
  • Afet Ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı
  • İller Bankası Genel Müdürlüğü
  • Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
  • Gap Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı
  • Kop Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı
  • Dokap Bölge Kalkınma İdaresi
  • Dap Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı
Copyright © 2025. Tüm hakları Bayındır Memur-Sen'e aittir.